Kur’ân-ı Kerim, insanın değeri hakkında ne diyor?
Allah buyurur: “Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki, Allah yanında en değerli olanınız Ona karşı gelmekten en çok sakınanınız ve emirlerini yapanlarınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.” (Hucûrat: 49/13)
Peygamber (sav) de Vedâ Hutbesi’nde şöyle buyurur: “İnsanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O’na en çok saygı göstereninizdir. Arab’ın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.”[66]
İslâm dininde bütün insanlar, hangi ırktan, hangi renkten olursa olsun eşittir. Eşit haklara sahiptir. Bütün insanlar Âdem atamızla Havva anamızın çocuklarıdır.
[66] Adı geçen eser, 163
İslâm’da insanın üstünlüğü Allah’ın emirlerini tutmaya ve yasaklarından kaçınmaya bağlıdır. Bu yönden de kimin üstün olduğunu sadece Allah bilir. İnsanlar bilemez. İnsanlar, insanları derecelendirme hak ve salahiyetine sahip değildir. Bu hak Allah’ındır.
Murdar Eller
Murdar ellerle, diğer bir ifade ile kirli ellerle yemek, insanı kirletir mi, kirletmez mi?
Konuyu anlamak için önce İncillerdeki metinleri görelim.
Matta İncili (15/1-3, 10-20) de şöyle yazılıdır: “O zaman Yeruşalim’den Ferisiler ve Yazıcılar İsa’ya gelip dediler: “İhtiyarların ananesini senin şakirtlerin (öğrencilerin) niçin bozuyorlar? Çünkü onlar ekmek yedikleri zaman ellerini yıkamıyorlar.”
İsa cevap verip onlara dedi: “Siz de niçin kendi ananenizle Allah’ın emrini bozuyorsunuz?”
Ve İsa halkı yanına çağırıp onlara dedi: “Dinleyin ve anlayın; ağza giren şey insanı kirletmez; fakat ağızdan çıkan şeydir ki, insanı kirletir.”
O zaman şakirtler ona gelip ona dediler: “Biliyor musun ki, Ferisiler bu sözü işitince, gücendiler.” İsa cevap verip dedi: “Semavi babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir. Onları bırakın; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır; eğer kör körü yederse her ikisi de çukura düşer.” Ve Petrus ona cevap verip dedi: “Bize bu meseli anlat.” Ve İsa dedi: “Siz de mi hâlâ anlayışsızsınız? Anlamıyor musunuz ki, ağza giren her şey karna geçer ve mecraya atılır? Fakat ağızdan çıkan şeyler yürekten çıkar ve insanı onlar kirletir. Çünkü kötü düşünceler, katiller, zinalar, fuhuşlar, hırsızlıklar, yalan şehâdetler, küfürler, yürekten çıkar. İnsanı kirleten şeyler bunlardır; fakat yıkanmamış ellerle yemek insanı kirletmez.”
Murdar eller konusunda Markos İncili’nde yer alan hikâye de şöyledir.
Markos İncili (7/1-5, 8, 9, 14-23)’de şöyle yazılıdır: “Ferisiler ve Yeruşalim’den gelmiş olan bazı Yazıcılar İsa’nın yanına toplandılar ve onun şakirtlerinden bazısının murdar, yani yıkanmamış ellerle ekmeklerini yemekte olduklarını gördüler. (Çünkü Ferisiler ve bütün Yahudiler ihtiyarların ananesini tutup ellerini iyice yıkamadıkça yemezler ve çarşıdan geldikleri vakit yıkanmadıkça yemezler ve başka çok şeyler, kâselerin, çanakların ve bakır kapların yıkanması vardır ki, bunları tutmağı kabul etmişlerdir.) Ferisiler ve Yazıcılar ona sordular: “Şakirtlerin niçin ihtiyarların ananesine göre yürümüyorlar ve murdar ellerle ekmeklerini yiyorlar?”
“Onlara dedi: Siz Allah’ın emrini bırakıp insanların ananesini tutuyorsunuz.”
Ve onlara dedi: “Kendi ananenizi tutmak için Allah’ın emrini ne güzel red edersiniz.”
Halkı tekrar yanına çağırıp onlara dedi: “Hepiniz beni dinleyin ve anlayın; insanın dışından kendisine girip onu kirletebilecek bir şey yoktur; fakat insanı kirleten insandan çıkan şeylerdir.”
Halkın yanından eve girince ona meseleyi sordular. O da onlara dedi:
“Siz de mi böyle anlayışsızsınız? Anlamıyor musunuz ki, insana dışarıdan her ne girse, onu kirletmez. Çünkü yüreğine değil, fakat karnına girer ve mecraya çıkar. Bunu demekle bütün yemekleri temiz etti.”
Ve dedi:” İnsandan çıkan şeydir ki insanı kirletir. Çünkü içten insanların yüreğinden, kötü düşünceler, fuhuşlar, hırsızlıklar, katiller, zinalar, tamahlar, kötülükler, hile, şehvet, kemgözlük, küfür, gurur ve akılsızlık çıkar. Bütün bu kötü şeyler içten çıkarlar ve insanı kirletiler.”
Matta ve Markos İncilleri’nde yer alan “Murdar eller” hikâyesinde çelişkiler ve tutarsızlıklar vardır. Bu çelişki ve tutarsızlıklar tesbit edebildiğim kadarı ile şunlardır:
1- “Murdar eller” ifadesi Markos İncili’nde geçmektedir. Matta İncili’nde “Murdar eller” ifadesi yoktur. Bir ifadenin birinde olup, diğerinde olmaması tabii bir çelişki ve tutarsızlıktır.
2- Markos İncili’nde parentez içi bir açıklama vardır. Bu açıklamada Yahudilerin ellerini, kap ve kacaklarını yıkama konusunda âdetleri bildirilmektedir. Parentez içi bu açıklama Matta İncili’nde yoktur. Bu da bir çelişkidir. Markos İncili yazarı açıklama ihtiyacını duymuş ve açıklama yapmıştır. Matta İncili yazarı ise, bu ihtiyacı duymadığı için açıklama yapmamıştır. Burada kutsal ruh ilhamı söz konusu değildir. Tamamen yazarların kendi düşüncelerine göre yazmalarının bir neticesidir.
3- Matta İncili’nde: “Ve İsa halkı yanına çağırıp dedi” diye yazılmış. Markos İncili’nde ise, “Halkı tekrar yanına çağırıp onlara dedi” ifadesine yer veriliyor. Markos İncili’ndeki halkı tekrar çağırma işi Matta İncili’nde yoktur. Bu da tabii bir çelişkidir.
4- Matta İncili’nde yer alan, “O zaman şakirtler gelip ona dediler: Biliyor musun ki, ‘Ferisiler bu sözü işitince gücendiler?” İsa cevap verip dedi: “Semavi babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir. Onları bırakın; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır, eğer kör körü yederse, her ikisi de çukura düşer” paragrafı Markos İncili’nde yoktur. Niye yoktur? …
5- İsa’nın “Murdar eller” konusundaki konuşması kendi şakirtlerini de şaşırtıyor. Matta’ya göre, Petrus. “Bize bu meseleyi anlat” diyor, açıklama istiyor. Markos’a göre de halkın yanından eve girince meseleyi soruyorlar, açıklama istiyorlar. Bu meselede de çelişki vardır. Matta’ya göre, soran belli; soran Petrus’tur. Sorulan yer belli değildir. Markos’a göre, sorulan yer bellidir; evdir. Soran belli değildir.
6- Her iki İncile göre, İsa, “Murdar eller” konusunda soru soranlara kızıyor, onları anlayışsızlıkla itham ediyor. Matta İncili’ne göre, “Siz de mi hâlâ anlayışsızsınız? Anlamıyor musunuz ki” diyor. Markos İncili’ne göre de, “Siz de mi böyle anlayışsızsınız? Anlamıyor musunuz ki,” diyor. Birinde “hâlâ” diyor, ötekinde “böyle mi?” diyor. Böyle farklı deyişler bir çelişkidir.
7- Markos İncili’nde yer alan “Bunu demekle bütün yemekleri temiz etti” ifadesi Matta İncili’nde yoktur. Bu ifade ne Allah’ın ne de İsa’nındır. Markos’un bir sözüdür.
8- İnsanın yüreğinden çıkan ve insanı kirleten şeylerden tamahlar, kötülükler, hile, şehvet, kemgözlük, gurur ve akılsızlık Markos İncili’nde vardır. Matta İncili’nde yoktur. İnsanın yüreğinden çıkan ve insanı kirleten “yalan şahadetler” ise Matta İncili’nde vardır. Markos İncili’nde yoktur. Birinde olan şeylerin diğerinde olmayışı ya fazlalık, yahutta eksikliktir. Fazlalığın veya eksikliğin olduğu yerde ise çelişki vardır. Tutarsızlıklar vardır.
9- Matta İncili’nde yer alan “kirli ellerle yemek insanı kirletmez” sözü Markos İncili’nde yoktur. İnsana giren şey insanı kirletmediğine göre, Markos İncili, “kirli ellerle yemek insanı kirletmez” sözünü kaldırmıştır.
10- Matta ve Markos İncillerinde yer alan “Murdar eller” hikâyesi, Luka ve Yuhanna İncillerinde yer almaz. Bu da İnciller arasındaki çelişkilerden biridir.
Luka İncili’nde başka bir olay anlatılır. Olay şöyledir: “İsa söylerken, bir Ferisi onu kendisi ile yemek yemeğe çağırdı; o da girdi ve sofraya oturdu. Ferisi onun yemekten önce yıkanmadığını görerek şaştı. Rab da ona dedi: ‘Şimdi siz Ferisiler bardağın ve çanağın dışını temizlersiniz, fakat içiniz soygunculuk ve kötülükle doludur. Ey akılsızlar, dışı yapan içi de yapmadı mı? Fakat siz içindekilerden sadaka verin ve işte, her şey temiz olur.” (Luka: 11/37- 41)
Diğer İncillerde bulunmayan bu olayda İsa yemeğe ellerini yıkamadan oturuyor, elleri yıkamayı gereksiz buluyor.