On, onbeş sene önce, Karşı Osman emminin bağına Oğlu Hacı Kadir, babadan kalma bağ evciğine ilaveler yapıp genişleterek ev yaptı. Arkasından Vahdettin Çağlar Keçi kuyusuna bağ ve ev, Adem Aksoy hanın üstüne ev yaptı. Yakın bir geçmişte de Raşit efendi bağ ve iki katlı modern bir ev yaptı,
Bunlar yazları bağda oturmaya başladılar. Bu gelenek zaman içinde revaç buldu ve artarak devam etti.
Tek ve çok katlı modern evler
Necati Solmaz, emekli olduktan sonra babasının yok olmaya yüz tutmuş; ağaçlarının çoğu kurumuş, kesilmiş olan bağını yeniden fidan dikerek canlandırdı. Sonra da tek katlı, çatılı modern bir ev yaparak senenin dokuz, on ayını bağda geçirmeye başladı. Mustafa (Hüsamettin) Kahraman fidan dikerek iki katlı, Derviş Solmaz ve Nemci Solmaz ağa da alt tarafını bağ yaparak, yine üç katlı modern evler yaptılar. Yazları oturuyorlar.
Mehmet Kırımlı iki katlı ev yaparak fidan dikti, Zühtü Solmaz küçük bir ev yaptı fidan dikti, Yüksel ve Paşa Şahin kardeşler de babadan kalma bağlarına ev yaptılar, yazları kalıyorlar. Burhanettin Karataş çayır’a ev yaptı sürekli oturmakta. Fahri Daymaz, Hamza Özkaya, ev yaptırıp ağaç dikti. Hüseyin Kaşıkara babasının bahçesine üç katlı modern bir ev yaptırdı. Fevzi Karataş fidan dikip ev yaptılar. Böylece çevrelerde yeni bir yerleşim yeri ve bahçeli evleriyle modern bir mahalle
oluşmaya başladı.





Köyümüz yeşillendiriliyor
Özellikle kurulduğu 1997 yılından itibaren de Köy Derneğimiz köyün yeniden yeşillendirilmesi projesi kapsamında köyümüze beş bin civarında fidan dikmiş; çayırın yüzünü ve orta kuyudan han’a kadar olan yolun iki kenarını kavaklar dikmiş, şimdi bu yolun iki yanında olan kavaklar, yeşil bir zümrüt gerdanlık gibi vadiyi süs-lemektedirler. Köyümüz, yok edilen bağların bir kısmının yenilenmesi ve yeni bağların yetiştirilmesi çalışılmasına rağmen fazla yeşillik, bağlık, bahçelik bir yer değildir.
Kıraçtır, çünkü su yoktur. Meyvelerin yetişmesine elverişli bir iklime de sahip sayılmaz. Bu gerçeği fark eden dernek yöneticilerimiz, özellikle soğuk iklim ağaçlarına yönelmişler ve iğne yapraklı çam cinsi ağaçlara ağırlık verildi. Köylümüz, köyümüzde yetişecek meyve ve sebzelerle ihtiyacı olan gıdayı alma imkanına sahip değildir.
Köyümüzde yetişen meyve ve sebzenin tamamı kıraç toprakta yetişmektedir. Verimi az olsa da bu şekilde yetişen meyve, sebze ve bostanların lezzetine ve tadına doyum olmaz. Bu gerçeği fark eden dernek yöneticilerimiz, özellikle soğuk iklim ağaçlarına yönelmişler ve iğne yapraklı çam cinsi ağaçlara ağırlık vermişlerdir.
b) Yörede kendiliğinden yetişen bitkiler:
Çayır, çimen, yemlik, pırçalık, kursalık, cırtlık, çoban ekmeği, ebem gömeci, navruz, çiğdem, kar çiçeği(kardelen), duzlağan(ısırganotu), karamuk, itburnu (kuşburnu), sütleğen, kangal, sıyırtma, efelek, yalanı, boğa dikeni, Yavşan, deve çökerten, teteğan. pıtırah, madımak, düğmecik, sakar ot, Civan perçemi, arı çiçeği, yonca, kara yonca, üçgüllü yonca, Ebrulü yonca, korunga, nane, narpız, reyhan, yepelek, ayrık, dağ süpürgesi, keven, köstü, yapışık, kekik, karga kozağı, çanak çatlatan(gelincik), mercimek otu, karacık otu, hardal, dana dili, sadır, papatya, koyun gözü, güvercin göğsü. kuş tapanı, deve tapanı, yağlıcan, turp otu, kuşkonmaz.
Kendiliğinden yetişen bitkilerden bazılarının resimleri










(Resim: 114) Düğmecik





















